Bu kitap; Çorba ile ilgili tüm bilgilerin, çorba tariflerinin, çorba ile ilgili Atasözlerinin, tekerlemelerin, manilerin, değişlerin ve fıkraların bulunduğu bir kültür kitabıdır.
Türklerin, tarihte köklü ve büyük bir medeniyete sahip oldukları, araştırmacılar ve tarihçiler tarafından tespit edilmiştir. Uygarlık tarihinde, insanlık kültürüne birçok değerler kazandırmışlardır.
Osmanlı - Türk Mutfağı, Dünya Mutfakları arasında önemli bir yere sahiptir. Bu mutfak kültürü, bir insanlık mirasıdır. Korunarak, gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir. Kültür bir bütündür. Tüm Dünya Mutfaklarının birbirleriyle etkileşime girmesinden, benzer tarifler oluşmuştur.
Çorbalar pişirilirken, ölçülere ve pişirme kurallarına uyulursa, çorbaların orjinal lezzetine ulaşılır.
Çorbalar, Türk Mutfak Kültürü' nde önemli bir yere sahiptir. Çorba, sofranın ilk yemeğidir. Kışın sıcak, yazın soğuk olarak içilmektedir.
Birçok yöremizde, eskiden kalma bir gelenek - görenek olarak, sabah kahvaltısında çorba içme alışkanlığı, günümüzde hala sürdürülmektedir.
İklim gereği, ülkemizin doğusuna gidildikçe, sıcak çorba çeşitlerimiz artmaktadır.
Türklerin baş yemeği, çorbadır. Çorba, Türklerin vazgeçilmez gıdasıdır.
Çorbalarımız; soğuk kış günlerinde içimizi ısıtan, sıcak yaz günlerinde ise içimizi serinletip, ferahlık veren şifa kaynağımız ve iksirlerimizdir.
Türk Mutfağı, Dünya Mutfakları arasında en zengin yemek çeşidine ve yemek kalitesine sahiptir.
Hem fakir, hem de kral sofralarındaki çorba; hazmı kolay, besin değeri yüksek, iştah açıcı, lezzetli bir yemektir. Toplumun her kesimine hitap eder. Dünyanın her bölgesinde, o bölgeye özgü şekliyle karşımıza çıkar.
Yüzyıllardan bu yana, kuşaktan kuşağa aktarılan '' Türk Mutfak Gelenekleri '' çok çeşitlidir.
Çorba, yaz - kış, her öğün, sıcak veya soğuk olarak içilen sulu bir yemektir. Bazı yörelerimizde çorbaya '' Aş '' denilmektedir. Çorbalarımız, Türk Geleneksel Mutfak Kültürü' nün önemli bir parçasıdır. Sağlığımız açısından da sayısız fayda sağlarlar.
Çorbalar, sağlıklı yemek yeme alışkanlığı kazandırır ve geliştirirler. Hastalıklara karşı korurlar. Genç ve dinamik kalmamızı sağlarlar.
Kitabımda verdiğim tüm çorba tarifleri, tarafımdan pişirilmiş ve resimleri çekilmiştir. Ölçülere ve pişirme kurallarına bire bir uyulduğunda, çorbaların orjinal tatlarına ulaşılmaktadır.
Çorbalarla ilgili bilgi ve tarif birikimimi yazmam için, bana blog açan ve yardımlarını benden esirgemeyen, sevgili ağabeyim Nasuh Işık' a, kitap çalışmalarımda bana destek olan sevgili eşim Ferruh Ulupınar' a ve sevgili yeğenim İpek Işık' a çok teşekkür ederim.
Bu kitabın hazırlanmasında; bilgi, tarif ve tecrübe paylaşımı ile katkıda bulunan tüm akraba, eş, dost ve arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Ayrıca; kitabın basılmasında emeği geçen Tunç Yayıncılık Sahibi Ahmet Hakan Tunçyıldız ve çalışanlarına şükranlarımı sunarım.
Çorbalı günler dilerim.
Sevgi Işık Ulupınar
İstanbul / Eylül 2018
17 Haziran 2018 Pazar
SEVGİ IŞIK ULUPINAR
- BİYOGRAFİ -
1957 yılında, İzmir - Karşıyaka ' da doğdu. Gençliği, İstanbul - Bakırköy' de geçti. Bakırköy - Yavuzevler İlkokulu ve Bakırköy Kız Meslek Lisesi' nde okudu. Ortaköy Eğitim Enstitüsü, Sınıf Öğretmenliği Bölümü' nden mezun oldu. Anadolu' da ve İstanbul' da, devlet ve çeşitli özel okullarda, Sınıf Öğretmenliği ve İdarecilik görevlerinde bulundu. Mesleği ile ilgili çeşitli seminerlere, toplantılara ve kurslara katılıp, konuşmacı olarak görev aldı.
1957 yılında, İzmir - Karşıyaka ' da doğdu. Gençliği, İstanbul - Bakırköy' de geçti. Bakırköy - Yavuzevler İlkokulu ve Bakırköy Kız Meslek Lisesi' nde okudu. Ortaköy Eğitim Enstitüsü, Sınıf Öğretmenliği Bölümü' nden mezun oldu. Anadolu' da ve İstanbul' da, devlet ve çeşitli özel okullarda, Sınıf Öğretmenliği ve İdarecilik görevlerinde bulundu. Mesleği ile ilgili çeşitli seminerlere, toplantılara ve kurslara katılıp, konuşmacı olarak görev aldı.
Çok severek yaptığı ve çeşitli başarılara imza attığı görevinden 21 yıl sonra emekli olarak ayrıldı.
Çocukluk yıllarından beri meraklı olduğu ve bilgiler edindiği '' Türk Mutfak Kültürü '' ile ilgili araştırmalar yapmaya başladı. Topladığı bilgileri 2011 yılında, internetteki bloğuna yazmaya başladı. Şimdilik '' Çorbalar '' üzerine yoğunlaştı.
Bütün hayatı boyunca, Anadolu El Sanatlarıyla, Folkloruyla ve Yemek Kültürü ile ilgilendi. Eğitimlere, seminerlere, konferanslara katıldı. İlgili kitaplar, dergiler vb. yazılı kaynakları okudu. Sonunda; tüm bilgi birikimini, bu kitabına dökmeye karar verdi.
Çorbalarla ilgili tüm bilgileri ve çorba tariflerini, siz okuyucularına ulaştırmak, yeni nesillere Türk Mutfağı' n da Çorbaların Yerini ve Önemi kavratmak amacı ile hazırladığı, içinde çorbalarla ilgili tüm bilgilerin ve çorba tariflerinin bulunduğu bu kitabını, siz okurlarına sundu.
Bütün hayatı boyunca, Anadolu El Sanatlarıyla, Folkloruyla ve Yemek Kültürü ile ilgilendi. Eğitimlere, seminerlere, konferanslara katıldı. İlgili kitaplar, dergiler vb. yazılı kaynakları okudu. Sonunda; tüm bilgi birikimini, bu kitabına dökmeye karar verdi.
Çorbalarla ilgili tüm bilgileri ve çorba tariflerini, siz okuyucularına ulaştırmak, yeni nesillere Türk Mutfağı' n da Çorbaların Yerini ve Önemi kavratmak amacı ile hazırladığı, içinde çorbalarla ilgili tüm bilgilerin ve çorba tariflerinin bulunduğu bu kitabını, siz okurlarına sundu.
Resim yapıyor. İnternetteki sanat gruplarında yöneticilik yapıyor. Birçok eseri, yurt içi ve yurt dışındaki sanat grupları yöneticilerince sertifika ile taçlandırıldı.
2. kitabı için, Türk Mutfağı Çorbaları ve Dünya Mutfakları Çorbaları ile ilgili araştırmalarına devam ediyor.
16 Haziran 2018 Cumartesi
ÇORBALARIMIZLA İLGİLİ BAZI YÖRESEL MANİLERİMİZ
* Tarhana tartar,
Garnımı yırtar.
Baklava gardaş,
Gel beni gurtar.
* Hastaya geldi Herle,
İçe de terleye.
* Maniyi baştan söyle,
Çorbayı, taslan söyle,
Karnımın acığı var,
Ekmekten, aştan söyle.
* Sıra etli yemekte,
Yerken saymaca var mı?
Nerde yayık ayranı?
Onsuz doymaca var mı?
Tarhana çorbasıdır,
Yemeklerin öncüsü.
Iscacık kül böreği,
Sofraların baş süsü.
* Her dadaşın dileği,
Onbir ayın direği,
Çorba, gıyma, gedayıf,
Ramazanın yemeği.
* Arnavut musun? Tatar mısın?
Ekşili çorba yarar mısın?
Sana davul çalıyom amma,
Acaba se oruç tutar mısın?
* Iğdır bostanlarında,
Baş veren soğana bak;
Koy soframız şenlensin,
Başına bir yumruk çak.
* Çorbayı indirelim,
Şayet geldiyse tavı;
Bir baş soğan olmadan,
Yenmez bulgur pilavı.
* Kurusundan toplayıp,
Çam pürü serdik dama.
Toplaştı konu komşu,
Topaklandı tarhana.
Kamıştan bıçağımız,
Biledim sıra sıra,
Kışın baş gıdasıdır,
Acı yakışır buna.
* Sütler azaldı gayri,
Tarhanaya geçilsin.
Kışa hazırlık olsun,
Hızır gibidir, darda.
Yıkansın buğdayımız,
Ayıklanıp, seçilsin.
Örselensin rüzgârda,
Sütü bol, kaymağı bol,
Nefis olur, bu çorba.
* Evvela yürüttük baştan çorbayı,
Sarımsakla, terbiyeli paçayı.
Domatesli pişirmeli bamyayı,
Midemizi açsın, hoş misal olsun.
* Unu yoğurdu, kızılcıkla ezerler,
Güneşte kuruturlar, adına tarhana derler.
Hastaya deva, içenlere şifadır,
Kuru ekmeğin de bereketi olursun çorbam.
* Bir gün Hatun bana kafayı taktı,
Karnım zil çalıyor, durumu çaktı.
Çorbayı kaynatmış, ağzımı yaktı,
Dur herif ağlama çabuk yut dedi.
* Toyga çorbasıyla doldurursam tası,
Mercimek, tarhana tutarlar yası.
Küser börülceyle, bulgur çorbası,
Toptan koysam, evde sefalet olur.
* Tavuk çorba, yüzük çorba, tarhana,
Mantı, tutmaç, toyga, yarma, barana,
Mercimeği sabah atma yabana.
Bolca limon suyu sıkması hoştur.
* İçince çorba tasından,
Mide kurtulur pasından.
Tuttu etin yakasından,
Getirdi tuşa mercimek.
* Evvela yürüttük baştan çorbayı,
Sarımsakla, terbiyeli paçayı.
Domatesli pişirmeli bamyayı,
Midemizi açsın, hoş misal olsun.
* Unu yoğurdu, kızılcıkla ezerler,
Güneşte kuruturlar, adına tarhana derler.
Hastaya deva, içenlere şifadır,
Kuru ekmeğin de bereketi olursun çorbam.
* Bir gün Hatun bana kafayı taktı,
Karnım zil çalıyor, durumu çaktı.
Çorbayı kaynatmış, ağzımı yaktı,
Dur herif ağlama çabuk yut dedi.
* Toyga çorbasıyla doldurursam tası,
Mercimek, tarhana tutarlar yası.
Küser börülceyle, bulgur çorbası,
Toptan koysam, evde sefalet olur.
* Tavuk çorba, yüzük çorba, tarhana,
Mantı, tutmaç, toyga, yarma, barana,
Mercimeği sabah atma yabana.
Bolca limon suyu sıkması hoştur.
* İçince çorba tasından,
Mide kurtulur pasından.
Tuttu etin yakasından,
Getirdi tuşa mercimek.
15 Haziran 2018 Cuma
KAYNAKÇALAR
* Akman, M. Mete, 1998 '' Türk ve Dünya Mutfakları '' Selçuk Üniversitesi yayınları, İstanbul
* Akın, E, Ilambraki M. 2003 '' Aynı Sofrada İki Ülke '' Türk Yunan Mutfağı. Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul
* Araz, N. 2000 '' Osmanlı Mutfağı '' Hünkar Beğendi 700 yıllık Mutfak Kültürü, Kültür Bakanlığı yayınları, 2. baskı Ankara.
* Armutlu, M. 2002 '' Rumeli ve Balkanlarda Karamanlıların Gelişmesi '' Balkanlardaki Türk Kültürünün Dünü, Bugünü, Yarını. Uluslararası Folklor Araştırma Dairesi Yayını, Ankara.
* Arlı, M. 1982 '' Türk Mutfağına Genel Bir Bakış '' Türk Mutfağı Sempozyum Bildirileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Foklor Araştırma Dairesi Yayınları, 41, Seminer Kongre Bildirileri Dizisi : 12 Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara
* Baysal, A. 1997. '' Türk Mutfağı' nda Mercimek ve Nohut Yemekleri '' ve '' Türk Mutfak Kültürü '' Üzerine Araştırmalar, Türk Halk Kültürünü Araştırma ve Tanıtım Vakfı Yayınları, No : 20
* Ciğerim, N. 2001 '' Batı ve Türk Mutfağı' nın Gelişimi, Etkileşimi ve Yiyecek - İçecek Hizmetlerinde Türk Mutfağı' nın Yerine Bir Bakış '' Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar, Türk Halk Kültürünü Araştırma ve Tanıtım Vakfı Yayınları No: 28
* Doğanbey, N. 1988 '' Türk Mutfak Kültürü '' İkinci Milletlerarası Yemek Kongresi, 3-10 Eylül, Türkiye. Bildiri Kitabı, Güven Matbaası, Ankara.
* Ardoğdu, A. 2000 '' Osmanlı Mutfağında Kullanılan Sofra Gereçleri '' Hünkar Beğendi: 700 Yıllık Mutfak Kültürü, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı, Ankara
* Faraqhi, S. 2000 '' Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam '' Çeviren, Elif Kılıç. Tarih Vakfı, 2. Baskı, İstanbul,
* Halıcı, N. 1981 '' Ege Bölgesi Yemekleri '' Güven Matbaası, Ankara.
* Kut, G. 1989 '' Türk Mutfağı' nda Çorba Çeşitleri '' İkinci Milletlerarası Yemek Kongresi, 3-10 Eylül, Türkiye Bildiri Kitabı, Güven Matbaası, Ankara.
* Kut, G. 2000 '' Mutfağın Günlük Mutfağımızdaki Yeri, Dünü, Bugünü '' Hünkar Beğendi: 700 Yıllık Mutfak Kültürü, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı, Ankara.
* Merdol, Türkan. K. 1998 '' Tarihten Günümüze Toplumlar ve Beslenme Alışkanlıkları '' Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar, Türk Halk Kültürünü Araştırma ve Tanıtım Vakfı Yayınları, No: 22
* Sürücüoğlu, Metin. S, Akman, M. 1998 '' Türk Mutfağı' ın Tarihsel Gelişimi ve Bugünkü Değişim Modelleri '' Standart 37 ( 439 ) 42-53
* Tezcan, M. 1982. '' Türklerde Yeek Yeme Alışkanlıkları ve Buna İlişkin Davranış Kalıpları '' Türk Mutfağı Sempozyum Bildirileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Folklor Araştırma Dairesi Yayınları, 41: Seminer Kongre Bildirileri Dizisi: 12. Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara.
* Tezcan, M. 1994 '' Türk Mutfak Kültüründe Ekmekler ve Hamurişi Yemekler '' ( Geleneksel Ekmekçilik, Hamurişi Yemekler '' Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar, Türk Halk Kültürü Araştırma ve Tanıtım Vakfı Yayınları, No: 14
* Tezcan, M. 1997 '' Yemek Kültürü Üzerine Dinsel Etkiler '' Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar, Türk Halk Kültürünü Araştırma ve Tanıtım Vakfı Yayınları, No: 20
* Yerasimoş, M. 2006 '' Çorbalar '' Osmanlı Mutfağı, Boyut Yayın Grubu, İstanbul
* Yeğeni Muhittin. E. 1981 '' Yemek Öğretimi '' Yelken Matbaası, İstanbul
* Çerkes Mutfak Kültürü, Yemek Gelenek ve Görenekleri, Kurulay Yılmaz, Tunç Yayıncılık
* Türk Mutfağı' mız, Tuğrul Şavkay
* Osmanlı Mutfağı, Turabi Efendi
* Damakta Kalan Tatların Akılda Kalan Adları, Önder Şenyapılı
* Kuzeyden Güneye... Doğudan Batıya '' Yöresel Mutfağımız '' Deniz Gürsoy, Oğlak Yayınları
* Midenin Cilası Çorba, Deniz Gürsoy, Oğlak Yayınları
* Giritli Türklerin Mutfağından Ot ve Sebze Yemekleri, Serife Tunçgenç, Mustafa Tunçgenç, Türkiye İş Bankası, Kültür Yayınları
* Ot, Yaban Yeşilleriyle 100 Nefis Tarif, Anadolu' nun Serveti Sofralarımızda, Gökçen Adar, hayykitap yayınları.
* Contınental Büyük Yemek Ansiklopedisi 1- 2
* Yemek Kitabı, Mutfak Uzmanı Hasan Sırrı Bolulu, Hürriyet Neşriyatıdır
* Şavkay Tuğrul, Halk Mutfağımız Geleneksel Tatlarımızdan Seçmeler, Şekerbank, Kültür Yayınları, İstanbul 2005
* Gürsoy Deniz, kuzeyden güneye... doğudan batıya yöresel mutfağımız, Oğlak yayınları, İstanbul 2005
* Gürsoy Deniz, midenin cilası çorba, Oğlak Yayınları, İstanbul, 2. baskı 2007
* Omurcalı Ebru, Çorbanın kitabı, Alfa Yayıncılık, 4. baskı Nisan 2011
* Omurcalı Ebru, Çorbanın Kitabı 2, Ekmekler & Kıtırlar, 2012, Alfa Yayıncılık
* Şirin Nihal, Hayatımız Çorba, Galata Yayınları
* Atabek Erdal, '' Çorbalar ve Kültürler '' Yemek ve Kültür, Sayı 3. 2005
* Arsel Semahat Eskimeyen Tatlar Türk Mutfak Kültürü, Divan Oteli Yayını, İstanbul 1996
* Siirt İl Yıllığı ( 1973 ) Ajans Türk Matbaacılık Ankara 1973
* Cumhur Kılıççıoğlu: Her Yönüyle Siirt, Kadıoğlu Matbaası Ankara 1993
* Atalay Ömer: Siirt tarihi, İstanbul Çeltut Matbaası 1946
* www. Karaman Kültür Turizm gov.tr
* Dıctıon Naıre Lorousse Ansiklopedik sözlük, Milliyet
* Canlı Kaynaklar
* Gürsoy Deniz, kuzeyden güneye... doğudan batıya yöresel mutfağımız, Oğlak yayınları, İstanbul 2005
* Gürsoy Deniz, midenin cilası çorba, Oğlak Yayınları, İstanbul, 2. baskı 2007
* Omurcalı Ebru, Çorbanın kitabı, Alfa Yayıncılık, 4. baskı Nisan 2011
* Omurcalı Ebru, Çorbanın Kitabı 2, Ekmekler & Kıtırlar, 2012, Alfa Yayıncılık
* Şirin Nihal, Hayatımız Çorba, Galata Yayınları
* Atabek Erdal, '' Çorbalar ve Kültürler '' Yemek ve Kültür, Sayı 3. 2005
* Arsel Semahat Eskimeyen Tatlar Türk Mutfak Kültürü, Divan Oteli Yayını, İstanbul 1996
* Siirt İl Yıllığı ( 1973 ) Ajans Türk Matbaacılık Ankara 1973
* Cumhur Kılıççıoğlu: Her Yönüyle Siirt, Kadıoğlu Matbaası Ankara 1993
* Atalay Ömer: Siirt tarihi, İstanbul Çeltut Matbaası 1946
* www. Karaman Kültür Turizm gov.tr
* Dıctıon Naıre Lorousse Ansiklopedik sözlük, Milliyet
* Canlı Kaynaklar
14 Haziran 2018 Perşembe
ÇORBALARIMIZ İLE İLGİLİ MANİLERİMİZ
1- Mani, maniye geldim.
Çorba içmeğe geldim.
Maksadım çorba değil,
Yari görmeye geldim.
2- Abim yaprak kesiyor.
Efil, efil esiyor.
Abimi gören kızlar,
Tavuk kurban kesiyor.
3- Yük üstünde siniler,
Derdi olan iniler.
Bu nasıl zalım derttir,
Günden güne yeniler.
4- Keşiş dağı arpalık,
Eğer sapan verirse,
Her köylüden, bir tavuk.
Eğer, köylü verirse,
Bu gidiş iyi gidiş.
Eğer sonu gelirse.
5- Bahçede tahta,
Biz gidiyoruz, bu hafta.
İneğimiz doğurdu,
Adı olsun '' Güzel Ayşa ''
6- Üşüdüm, üşüdüm soğuktan.
Bir kız çıktı kâğıttan.
Kız kuskus kaynatır.
Dedem sakalını oynatır.
7- Kayalarda sarmaşık,
Görmeden oldum aşık.
Yâr aklıma gelince,
Elimden düştü kaşık.
8- Madımak kurutmadım,
Yâr seni unutmadım.
Hatırını saydım da,
Üstüne yâr tutmadım.
9- Hu!.. hu!.. komşu, komşu!...
Bahçene gireyim mi?
Gir!...
Pancar toplayayım mı?
Topla!...
Kaç tane?
Yedi tane!...
10- Limon ektim tasa,
Bitmedi, kaldı kışa.
Kız ben seni alırdım,
Askerlik geldi başa.
11- Zeytin yağın şişesi,
Aşk ateşine düşesi,
Gündüz gelme, gece gel.
Ciğerimin köşesi.
12- Türkü, mürkü,
Ninemin kürkü.
Bir çektim yırtıldı,
Kar yağıyor,
Karga bağırıyor.
Anam çorba pişirmiş,
Seni çağırıyor,
Ninem dikmekten kurtuldu.
13- Bu köşe, yaz köşesi.
Şu köşe, kış köşesi.
Ortada su şişesi.
14- At üstüne kazanı,
Şıkır, şıkır kaynasın.
Yeni girdin horana,
Omuzların oynasın.
15- Al elma, kızıl elma.
Gel, yola düzül elma.
Yâr buradan geçende,
Cebine süzül elma.
ÇORBA İLE İLGİLİ TEKERLEMELER
1- Çiğdem çiğdem çiçekcik,
Elimi kesti bıçakcık,
Yağlık getir silelim,
Deve boynuna binelim.
Deve boynunda bir pazar,
İçinde tilki gezer.
2- Bir - iki, kurnaz tilki,
Fındık, fıstık,
Kadifeden yastık.
Al çık, bal çık
Sen çık.
3- Yağ, yağ yağmur,
Tarlada çamur.
Ver Allahım, ver,
Sellice yağmur.
4- Birdir 1, ikidir 2,
Olur tilki.
Üçtür 3, yapması güç.
Dörttür 4, kuş gibi öt.
Beştir 5, aldım bir eş.
Altıdır, altı,
Yaptım kahvaltı.
Yedidir 7,
Evim sırtıma değdi.
Sekizim sek sek,
Dokuzum durak.
Onum orak, biçmeyen olur ebe.
5- İncilerim döküldü, toplayamadım.
O küçük, bu büyük.
Sen, o-yun-dan çık.
6- Bir, iki, bir tombul tekir.
Camdan bakar, başına takar.
Hop, hop altın top.
Bundan başka oyun yok.
7- Pazara gittim, pazar yok.
Eve geldim, annem yok.
Beşiğe baktım, bebek yok.
Dedeme baktım, sakalı yok.
Çorbaya baktım, kaşık yok.
8- Pazara gidelim, bir tavuk alalım.
Pazara gidip, bir tavuk alıp ne yapalım?
Gıt gıt gıdak, gıt gıt gıdak diyelim.
Hopura hopura, hopura hopura yiyelim.
9- Ay dede, ay dede,
Senin evin nerede?
Benim evim, iki taşın arasında.
Bir ekmeğim var,
Yağa batır, tuza batır.
Sen yemezsen, bana getir.
10- Soğan sarımsak, otur, kalk.
Ocağı yak, keyfine bak.
Acar, macar, dolapları açar.
Anneleri gelince, fırt diye kaçar.
11- Ne dökersin? Burma.
Verdiğim süt, pişti mi?
Pişti.
Gelin hanım, içti mi?
İçti.
Kaç kaşık içti?
Üç.
Gelini ne ile verirsin?
Davulla, zurnayla.
Güm güm de, güm güm,
Güm güm de, güm güm.
12- Köpek nece konuşur?
Hav havca,
Ördek nece konuşur?
Vak vakça,
Kedi nece konuşur?
Miyavca,
Balık nece konuşur?
Susmaca.
13- Üşüdüm, üşüdüm.
Daldan elma düşürdüm.
Elmamı yediler, bana cüce dediler.
Cücelikten çıktım, bey oğluna gittim.
Bey oğlu hasta, çorbası tasta.
Püsküllü mavi, inadına kâvi.
Gel çık, bal çık, sen çık.
Elimi kesti bıçakcık,
Yağlık getir silelim,
Deve boynuna binelim.
Deve boynunda bir pazar,
İçinde tilki gezer.
2- Bir - iki, kurnaz tilki,
Fındık, fıstık,
Kadifeden yastık.
Al çık, bal çık
Sen çık.
3- Yağ, yağ yağmur,
Tarlada çamur.
Ver Allahım, ver,
Sellice yağmur.
4- Birdir 1, ikidir 2,
Olur tilki.
Üçtür 3, yapması güç.
Dörttür 4, kuş gibi öt.
Beştir 5, aldım bir eş.
Altıdır, altı,
Yaptım kahvaltı.
Yedidir 7,
Evim sırtıma değdi.
Sekizim sek sek,
Dokuzum durak.
Onum orak, biçmeyen olur ebe.
5- İncilerim döküldü, toplayamadım.
O küçük, bu büyük.
Sen, o-yun-dan çık.
6- Bir, iki, bir tombul tekir.
Camdan bakar, başına takar.
Hop, hop altın top.
Bundan başka oyun yok.
7- Pazara gittim, pazar yok.
Eve geldim, annem yok.
Beşiğe baktım, bebek yok.
Dedeme baktım, sakalı yok.
Çorbaya baktım, kaşık yok.
8- Pazara gidelim, bir tavuk alalım.
Pazara gidip, bir tavuk alıp ne yapalım?
Gıt gıt gıdak, gıt gıt gıdak diyelim.
Hopura hopura, hopura hopura yiyelim.
9- Ay dede, ay dede,
Senin evin nerede?
Benim evim, iki taşın arasında.
Bir ekmeğim var,
Yağa batır, tuza batır.
Sen yemezsen, bana getir.
10- Soğan sarımsak, otur, kalk.
Ocağı yak, keyfine bak.
Acar, macar, dolapları açar.
Anneleri gelince, fırt diye kaçar.
11- Ne dökersin? Burma.
Verdiğim süt, pişti mi?
Pişti.
Gelin hanım, içti mi?
İçti.
Kaç kaşık içti?
Üç.
Gelini ne ile verirsin?
Davulla, zurnayla.
Güm güm de, güm güm,
Güm güm de, güm güm.
12- Köpek nece konuşur?
Hav havca,
Ördek nece konuşur?
Vak vakça,
Kedi nece konuşur?
Miyavca,
Balık nece konuşur?
Susmaca.
13- Üşüdüm, üşüdüm.
Daldan elma düşürdüm.
Elmamı yediler, bana cüce dediler.
Cücelikten çıktım, bey oğluna gittim.
Bey oğlu hasta, çorbası tasta.
Püsküllü mavi, inadına kâvi.
Gel çık, bal çık, sen çık.
10 Haziran 2018 Pazar
TÜRK MUTFAĞINDA ÇORBANIN YERİ
TÜRK MUTFAĞINDA ÇORBANIN YERİ : Çorba kelimesinin dilimize, Farsçadan geçtiği bilinmektedir. Çorbanın Anadolu Kültüründe ve Türklerde folklorik önemi çok büyüktür.
Çorba, Türkler için vazgeçilmez bir beslenme kültürüdür.
Ortaçağ da, Orta Asya da yaşayan göçebelerin tahıldan yaptıkları sulu, lâpamsı yiyecekler, Osmanlı döneminde ve günümüzde, Türkiye 'nin her yerinde iştah ile tüketilen, çeşitli çorbalara dönüşmüştür.
Türkler Anadolu'ya geçtikten sonra geleneksel beslenme kültürlerinin bir parçası olan, çorba içme alışkanlığını sürdürmüş ve zenginleştirmişlerdir.
Osmanlı Sofrası' nda, baş yemeklerden olan çorbanın geçmişi çok eskidir. Çorbalar geleneksel bir yiyecektir. Çorbaların besleyici ve ekonomik oluşları, toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu' nun her yerinde, halkın en alt kesimlerinden, padişaha kadar herkesin akşam yemeğinde, hatta; sabah kahvaltılarında bile çorba içtiği, kayıtlara geçmiştir. Osmanlı Mutfağı' nda pişen çorbaların malzeme zenginliği ve çeşitliliği oldukça geniştir.
Türkler, Osmanlı İmparatorluğu' nun yükseliş dönemlerinde Asya' dan Avrupa' ya ve Kuzey Afrika' ya kadar bir çok bölgede etkili olmuşlardır. Bu bölgelerde daha önceden var olan kültürlerle kaynaşmışlar ve kendilerine özgü kültürlerini oluşturmuşlardır. En zor oluşan ve en zor değişen kültürlerden birisi de beslenme kültürüdür. Bilindiği gibi kültür, her toplumun kendi dışındaki toplumlarla temasa geçmesiyle oluşan ve gelişen bir olgudur.
Türk beslenme kültürü de köklü bir geçmişe sahip, ender kültürlerden birisidir.
Batıda, sadece iştah açıcı olarak tüketilen çorba, bizim kültürümüzde, sofranın temsilcisi ve yöneticisi olan bir yemek türü olarak yerini almıştır.
Türklerde çorbalar genellikle, içine katılan malzemelere göre adlandırıldığı gibi, yaşanmış bir olayın, çorbanın hazırlandığı yörenin, beldenin ya da o çorbanın ilk ustasının ismi ile de adlandırılmıştır.
Çorbalar çok yaygın, Türk yiyeceklerindendir. Özellikle Tarhana Çorbası, Yoğurtlu Çorba, Un Çorbası, Mercimek ve Pirinç Çorbaları, en çok içilen çorba türleridir.
Günümüzde de çorbalar, Türk Mutfağı' nda yüzlerce çeşidi ile yaygın olarak tüketilmektedir.
Bazı çorbalar, özel günler olarak nitelendirebileceğimiz dönemlerde muhakkak yapılır ve misafirlere ikram edilir. Düğün Çorbası, Toyga Çorbası, Yayla Çorbası vb. çorbalar, bunlara örnek olarak verilebilir. Hasta ziyaretlerinde, hasta evine çorba götürmek de geleneklerimizdendir.
Çorbaları genellikle, bulundukları corafi bölgelerin ürünleri şekillendirmektedir. Bir yörede yetişen bir sebze, yaygın olarak üretilen tarımsal maddeler, ot ya da herhangibir gıda maddesi, öncelikle çorbalarda kendini göstermekte, daha sonra o yöreye aittüm yiyecek çeşitlerini zenginleştirmektedir. Her yörenin kendine has bir yiyecek hazırlama, pişirme ve saklama şekli vardır. Yörelerde tüketilen çorbaların isimleri aynı olmakla birlikte, genellikle hazırlama şekli ve içerisine koyulan malzemelerin çeşitliliği farklılıklar göstermektedir. Bazen de Türk boylarının kullanmış olduğu ( ağız ) lehçe farklılığı sebebiyle ve başka kültürlerin de etkisi ile çorbalarda aynı malzeme ve hazırlanış biçimi kullanılmasına rağmen, bir yörede farklı, başka bir yörede daha farklı isimlerle adlandırılmıştır.
Çorbalar, mevsimlere göre de farklılıklar göstermektedir. Türk mutfağı' nda yazları soğuk olarak tüketilen çorba çeşitlerine de rastlanmaktadır. Bununla birlikte, mevsim dönüşüm zamanlarında değişen yiyecek çeşitliliği çorbalara da yansıyarak, bizde de mevsimlik çorba kültürünü geliştirmiştir. Soğuk kış günlerinde sıcak çorbalar içilir. Türk Mutfağı' nda çorba çeşitleri gerçekten çok fazladır. Tıpkı Türk yemekleri gibi, bölge bölge, yöre yöre, incelemek ve araştırmak gerekmektedir. Türk Mutfağı' ndaki bu zenginlik, yemeklerinde, tatlılarında, pilav ve salatalarında olduğu gibi çorbalarında da görülmektedir.
Çorba, kapaklı bakır taslarda veya porselen çorbalıklarda sofraya getirilir. Et, tavuk, balık suları, yoğurt, pirinç, bulgur ya da çeşitli sebzeler ve sebze kökleri ile zenginleştirilen çorbalar mideyi, ardından gelecek yemeklerin etkisine hazırlar. Bunun için '' Çorba midenin cilasıdır. '' sözü, çok doğru bir sözdür.
Çorba, aile büyüğünün duasıyla veya Besmele ile içilmeye başlanır ve bu önemli yiyeceğin tüketilmesinde her zaman, ince el oyması olarak hazırlanan, şimşirden, fildişinden, gümüşten, mercandan ve sedefden de yararlanılarak hazırlanan ve telkari olarak da yapılan sanat eseri niteliğinde, çorba kaşıkları kullanılırdı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)